Sarıyahşililer Derneği
::: Geislingen | Köln :::
    Home Konuk Yazarlar KONUK YAZARLARIMIZ IRKÇI TERÖR TEHDİDİ ALTINDAKİ TÜRKLER
Bizi Facebook ve Twitter'den de takip edebilirsiniz.
Ana Menü
Sitedekiler
Üye bağlı değil...
Bağlı Misafir Sayısı: 30
Üye Menüsü

Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla

Sarıyahşi Neresi Mi?

>> TIKLA ve GÖR<<
(Flaş Animasyon)
-----------------------------------
HAVADAN GÖRÜNTÜLER
(Havadan çekilmiş Resimler)

İbrahim Düğer

Bekdikli Şairimiz İbrahim Düğer'in şiirleri için tıkla...
Sarıyahşili Ozanımız Sayın İbrahim Düğer'den Şiirler

Bunları Biliyor Musunuz?

>>OKU - | - SARIYAHŞİ<<

Diğer Sitelerimiz

- Cep (Mobil) Sitemiz
Şehit ve Gazi Sitemiz
Resim Sitesi - 1 (arşiv)
Resim Sitesi - 2 (arşiv)
Önceki html Sitemiz
- Sariyahsi Facebook
- Sariyahsi Twitter
- Kaymakamlık Sitesi
- Belediye Sitesi

En Son Burda Olanlar
atufyt 27.09.|03:38
ludietimbery454146 09.06.|11:11
libbytebbutt704597 31.05.|01:53
harleybidwell420300 24.05.|23:46
janelleoldham04097598 30.04.|15:41
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
Güneş tutulunca herkez tenike davul çalar ateş yakardı, tutanları korkutmak için.


IRKÇI TERÖR TEHDİDİ ALTINDAKİ TÜRKLER PDF Yazdır e-Posta
Yakup Tufan tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 14 Aralık 2011 20:18

Elli yıl geride bırakılması ve bu ülke “ikinci vatan” olarak görülmesine rağmen, Türkler Almanya’da  gerçek bir kabul görmedi maalesef. Aksine, ırkçı zihniyet, Türkler’e karşı kin ve nefretini daha da artırdı. Dünden bugüne devlet ve siyasetin yanlış tutum ve davranışı da ırkçılara büyük cesaret verdi.  Türk ve İslam düşmanlığını ana gaye haline getirildi. Yıldırma ve yok etme saldırılarını her vesileyle sürdürüldü. İşin daha vahimi ise; sistematik  saldırılar, devlet yetkilileri tarafından gerektiği gibi ciddiye alınmadı. Hatta olaylar saptırılmaya  ve üzerleri kapatılmaya çalışıldı. Irkçı saldırılar ferdi ve mevzi olaylar olarak telakki edildi. Aynen katledilen 8 Türk ve bir Yunanlı’nın “dönerci cineyetleri” olarak kamuoyuna lanse edildiği gibi.

Fatura Türkler ve diğer  müslümanlara kesildi

Biraz tarihe gidelim; milyonlarca insanın öldüğü İkinci Dünya Savaşı’nı kaybeden Naziler, savaş sonrası yer yarılıp yerin altına girmediler. Bir kısım Naziler, bunca insanın katlinden, sönen ocaklardan pişmanlık duymuş (?) olsa bile, bir çoğu bu ideolojiye bağlılıklarını devam ettirdiler. Bu yönde her fırsatı değerlendirdiler ve çeşitli parti, kurum ve kuruluşlara sızmayı başardılar. Almanya’da vuku bulan, her sosyal, siyasi ve iktisadi olumsuz durumumu istismar ettiler. Bunların sorumlusu olarak yabancıları gösterdiler ve  özellikle de fatura Türkler ve diğer  müslümanlara kesildi.

Türkler’in oturdukları evler, işyerleri, cami ve cemiyetler kundaklandı

Türkler’in Almanya’da kalıcılığı anlaşılmasıyla birlikte, ırkçı  hareketler ve olaylar kendini daha belirgin bir şekilde göstermeye başladı. Bir yandan dışlanan ve ikinci vatandaş muamelesi gören Türkler, öbür yandan fiilen saldırıya uğradılar. Türkler’in oturdukları evler, işyerleri, cami ve cemiyetler kundaklandı, yakıldı, zarar gördü. Onlarca masum Türk hayatını kayberdeken yüzlercesi yaralandı, bir çok aile yıkıldı, yakıldı ve yok oldu. İşin daha üzücü yanı ise, bir çok suçlu hala bulunamadı yada hak ettikleri cezaya çaptırılamadı.
 
Bu sefer minare kılıfa sığmadı

Geçtiğimiz günlerde ırkçı Uwe Böhnhard ve Uwe Mundlos’un (Zwickau Hücresi) polisin sıkıştırması esnasında intihar etmesi (?) ve Beate Z.’nin evlerinde (ateşe verilen ev) yapılan arama esnasında ortaya çok ürkütücü bir manzara çıktı. Olayların mahiyeti ve boyutu değişti. “Dönerci cinayetleri” diye sunulan ve kamuoyunun yanıtıldığı cinayetler,  esasta ırkçılar (NSU-Nationalsozialistische Untergrung) tarafından yapıldığı ortaya çıktı. 2000-2006 yılları arasında Almanya’nın farklı şehirlerinde işlenen cinayetlerin Irkçı terör çeteleri tarafından yapıldığı açıklık kazandı. İşin başka bir boyutu ise, intihar eden (?) 2 ırkçıların oturduğu karavanda, yalnızca “gizli servis” çalışanlarına (ajan) verilen cinsten pasaportlar bulundu. Bu sefer minare kılıfa sığmadı.

Almanya’da  Türkler çok zorlu bir dönemeçten geçmekteler

Bugün Almanya’da yaşan Türkler, diğer bir ifadeyle Almanya Türkler’i çok zorlu bir dönemeçten geçmekteler. Açığa çıkan son hadiselerle, Türkler’e karşı yapılan ayrımcılık, dışlama, yıldırma ve yok etme girişimleri yeni bir boyut kazandı. Kurşunlanan insanlarların, kundaklanan evlerin ferdi ve mevzi olmadığı bir iş olmadığı, aksine “büyük bir planın ve derin bir ilişkin eseri” olduğu ortaya çıktı. Şimdi olaylarının arka planı ve derin ilişkiler çorap söküğü gibi gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Acaba arkasından daha ne çıkacak?


Yalnız başına bir özür beyanı yetmez

Türkler’e karşı yapılan bu vahşi ve tüyler ürperten olayların karşısında Alman devlet ve hükümet yetkileri bir yandan endişelerini beyan etmeğe diğer yandan özür dilemeğe devam etmekteler. Elbette bu tutum ve davranış bir devlet adamı ve hükümet yetkilisinin yapması gereken şeylerdir ve güzeldir. Ama asla yeterli değildir. Kirli oyunların tamamı ortaya çıkarılmadıkca,  derin ilişkilerin tümü deşifre edilmedikce ve bütün suçlular cezalandırılmadıkca, yalnız başına bir özür beyanı yetmez.
Almanya’da yaşayan Türkler’e karşı yapılan her türlü ayrımcı  muamele ortadan kalkmadıkça; İslam dini resmi din olarak kabul edilmedikce, çifte vatandaşlığın önü açılmadıkca, kültürel kimlik gerçek bir kabul görmedikce, özür dileme yalnız başına yetmez! Bu üklenin temelinde hakkı olan, Almanya’nın refah ve güçlenmesinde büyük bir emeği geçen Almanya Türkleri vicdanında asla kabul görmez!
 
Yalnız değilsiniz ve hiç bir zaman yalnız olmayacaksınız

İşin Türkiye boyutuna gelince; bu defa  doksanlı yıllar gibi olmadı  ve Türk devlet yetkilileri, Almanya’da Türkler’e karşı yapılan ırkçı saldırılar karşısında açık tavır aldı. Bu vesileyle Almanya’ya gelen Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Alman yetkililerle görüşmeler yaptı. Irkçılar tarfından öldürülen ve mağdur edilen Türk ailelerini ziyaret etti. Türk Sivil Toplum Kuruluşları ile  de 4 Aralık 2011  tarihinde Köln’de bir toplantı yaptı. Beşyüz kişi civarında temsilcinin katıldı ve benimde bizatihi müşade ettiğim  toplantıda Ahmet Davutoğlu net konuştu: “Yalnız değilsiniz ve hiç bir zaman yalnız olmayacaksınız! Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak daima yanınızdayız! Haksızlığa, adaletsizliğe ve zulme teslim olmayız!” Almanya’daki Türk Büyükelçilik, Başkonsolusluklar ve diğer temsilciliklere de mesaj veren Davutoğlu: “Bir vatandaşımızın burnundan bir damla kan gelse, onu ilk gören benim memurum olcaktır”, diyerek yetkililerin dikkatini çekti. Uyum, asimilasyon, çifte vatandaşlık, mavi kart ve birlikte yaşama gibi konulara da değinen Davutoğlu birlik ve beraberliğin, değişen ve güçlenen Türkiye’nin öneminin altını çizdi.

Keşke bu sözler yıllar önce söylenmiş olsaydı

Gerek Türk Dışişleri Bakanı, gerek Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve gerekse diğer yetkililer tarafından ortaya konan tutum ve davranışlar, elbetteki Almanya’da yaşayan ve bu ülkeyi ikinci vatan olarak gören üç milyon Türk tarafından memnuniyetle karşılandı. Keşke  bu sözler, tavır ve davranışlar, yıllar önce, on, yirmi veya kırk, elli yıl önce söylenmiş olsaydı. Herhalde Türkler, gerek Almanya’da ve gerekse Avrupa genelinde yetim çocuklar gibi zulme uğramaz, itilip kakılmazdı.
 
Solingen, Mölln gibi kundaklama olaylarının arka planı yeniden araştırılmalı

Esasen Almanya’da vuku bulan ve “utanç verici” olayları tüm boyutlarıyla ele almak lazım.   Bir hukuk devleti anlayışında Alman yetkililer, ciddi manada bu işin üzerine gitmelidirler. Irkçılar, Nazileler, İslam düşmanları, Türk Düşmanları ve diğer karanlık güçlerin kendi aralarında paslaşarak, ne oyunlar oynadıkları, ne kirli planlar içinde oldukları ortaya çıkarılmalıdır. Solingen, Mölln gibi kundaklama olaylarının arka planı yeniden araştırılmalı ve karanlık güçlerin rolu ortaya çıkarılmalıdır. Özellikle Ludwikshafen kentinde (3 Şubat 2008) 9 Türkün hayatını kaybettiği kundaklama olayı yeniden araştırmalıdır. Belki o zaman sekiz Türk ve bir Yunanlı’nın ırkçılar tarafından öldürülmesi  buz dağının yalnız görünen kısmı olduğu ortaya çıkacaktır.
 


Türkler, gerçek anlamda bir terör tehditi ve terör korkusu  içindedirler

Bugün Almanya’da yaşayan Türkler, gerçek anlamda bir terör tehditi ve terör korkusu  içindedirler. Zira Nazi terör örgütü yuvalarını aramalar sırasında ele geçirilen belge ve adres listelerinden anlaşılıyor ki, daha yüzlerce masum insan var sırada. Hatta yetkililer binlerce isim ve adresten bahsediyorlar. Cami ve cemaat yetkileri, kanaat önderleri ve bir çok ileri gelen insanın isminden bahsediliyor. Müslüman cemaat ve cemiyetlerin  ileri gelenleri, Türkler’in önden gidenleri, bu listede yer aldığı söyleniyor. Bu ne korkunç bir iştir.

Türkler’in yetim ve himayesiz görünmeleri ırkçıların iştahını kabartmıştır

Surasını da ap açık söylemek lazımdır: Bugüne kadar Türkler’in yetim ve himayesiz görünmeleri ırkçıların iştahını kabartmıştır. Çoğu zaman Türkler’e karşı resmi veya gayrı resmi yapılan ayrımcı ve dışlayıcı tutum, ırkçıları, Naziler’i cesaretlendirmiştir.

İslam düşmanlığı, İslamofobi ırkçı anlayışın toplumda taban tutmasına zemin hazırlamıştır

Tek yanlı uyum anlayışı ve Türkler’in kimlikleri kabullenmeme, ırkçı saldırıları güçlendirmiştir. Kısacası Almanya’da Türkler’e reva görülen çifte standart Nazi saldırıları ve cinayetlerinin önünü açmıştır. İslam düşmanlığı, İslamofobi ırkçı anlayışın, Naziler’in toplum içerisinde yayılma ve taban tutmasına zemin hazırlamıştır. Elbette rüzgar eken fıtına biçer.

Çifte standart anlayışı ortadan kaldırılmalıdır

Almanya gerçekten ırkçı terörün önünü almak, kökünü kazımak istiyorsa, o zaman: Önce bütün ırkçı unsurlar tespit edilmeli ve her kademedeki resmi makam ve mevkiden temizlemelidir. Kontrol edilemeyen “ajanlık uygulaması” (V- Leute) acilen son bulmalıdır. İslam düşmanlığı, Türk düşmanlığı, ayrımcılık ve çifte standart anlayışı tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Hele hele; yıldırma, bıktırma, tedirgin etme, tek tarflı uyum ve gizli asimilasyon anlayışına gidebilecek tüm yollar bağlamalı ve bu tür düşünce hal ve hareketleri engellemelidir.

Çifte vatandaşlık hakkının alınması ezlemdir

Türkiye’nin yapması gerekenlere gelince: Sizin yanızdayız demek yüzel fakat asla yeterli değildir! Ayrımcılık ve ırkçı teröre karşı hukuki ve fiili tedbirler alınmalıdır! Bu konuda Almanya ile sıkı bir işbirliği yapılmalıdır!. Irkçı unsurları cesaretlendiren her türlü hukuki ve fiili  ayrımcılık ortadan kaldırılmalıdır! Bununla birlikte “mavi kart” uygulaması ve onun sınırlarının geniletilmesi yetmez, çifte vatandaşlık hakkının alınması ezlemdir! Almanya’da yaşayan Türkler’in maruz kaldığı hukuki ve fiili ayrımcılık hem Türkiye’de ve hem Almanya’da son bulmalıdır! O zaman; Almanya’daki yaşayan Türk vatandaşı Türkler’i ve Alman vatandaşı Türkler’i gerçek manada korumanız ve kollamanız mümkün olacaktır!

Netice itibariyle gerek Almanya ve gerekse Türkiye tarfından bu adımlar atılmaz, Türkler’in durumu iyişeştirilmez ve adalet yerini bulmaz ise, ırkçı terörün tehditi ve Nazi saldırıları sonu nereye gider ancak Allah bilir...


Dinslaken, 10. Aralık 2011
Yakup Tufan


 

Buraya yorum ekliyebilmeniz için sitemize kayıt olmanız gerekli. Kayıtlıysanız giriş yapmanız gerekli.
Köşe Yazarlarımız
Doç. Dr. Kemal Koçak
Kamuran Çelik
Arif Demirel
Hatice Bozkurt
Konuk Yazarlar
Memduh Öztaş
* En Son Eklenenler *
Mesaj Panosu
Eklenen en son mesaj:
ali ihsan aydın
SA.Her hepimizin. 
Günleri AYDINLIK, 
Zaman
- Ajans68 / Haber -
>>> Diğer yazıları oku...
>>> Arşivdeki haberler...
TV'ler, Radyolar ve...

Türk TV'ler
STAR TV * CNN.Türk
KANAL B * ULUSAL K
BengüTV ShowTürk
* Art TVTRT TV'Ler
-------------------------

Radyolar:

Meropol FM /Almanya 
3 Hilal / Milli, siyasi
Radyolar / Karışık
Haber Türk / Genel
Polis Radyosu / Genel
Kırşehir / Yerel
Damar FM /Arabes
Alem Radyo /Arabes.
AKRA FM / Dini
__________________

 Kameralar
Türkiyeden

İstanbul
Konya
Dünyadan:
Dortmund (Alm)
Köln (Alm)
München (Alm)
Neu-Ulm (Alm)
Tokyo (Japonya)
Eyfel Kulesi (Fransa)

Seçme Sözlükler

Öz Türkce kelimeler
Sarıyahşi Sözlük
Türkçe Sözlük (TDK)
Osmanlıca Türkçe Sözl.
Sourtimes Sözlük (Alt)
Türkçe, Almanca ve İng.
İsminizin Anlamı Nedir?
.....................................
>> Namaz vakitleri <<
-----------------------------