Sarıyahşililer Derneği
::: Geislingen | Köln :::
    Home Konuk Yazarlar KONUK YAZARLARIMIZ Almanyada İslam Konferansı Ve Müslüman Cemaatların Durumu.
Bizi Facebook ve Twitter'den de takip edebilirsiniz.
Ana Menü
Sitedekiler
Üye bağlı değil...
Bağlı Misafir Sayısı: 38
Üye Menüsü

Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla

Sarıyahşi Neresi Mi?

>> TIKLA ve GÖR<<
(Flaş Animasyon)
-----------------------------------
HAVADAN GÖRÜNTÜLER
(Havadan çekilmiş Resimler)

İbrahim Düğer

Bekdikli Şairimiz İbrahim Düğer'in şiirleri için tıkla...
Sarıyahşili Ozanımız Sayın İbrahim Düğer'den Şiirler

Bunları Biliyor Musunuz?

>>OKU - | - SARIYAHŞİ<<

Diğer Sitelerimiz

- Cep (Mobil) Sitemiz
Şehit ve Gazi Sitemiz
Resim Sitesi - 1 (arşiv)
Resim Sitesi - 2 (arşiv)
Önceki html Sitemiz
- Sariyahsi Facebook
- Sariyahsi Twitter
- Kaymakamlık Sitesi
- Belediye Sitesi

En Son Burda Olanlar
atufyt 27.09.|03:38
ludietimbery454146 09.06.|11:11
libbytebbutt704597 31.05.|01:53
harleybidwell420300 24.05.|23:46
janelleoldham04097598 30.04.|15:41
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
Deniz Gezmiş diye Sarıyahşi-Yaylak arasında bir kişiyi tutup şimdiki ismi ile
Kızılırmak ilokulu önüne getirildiği ve halk tarafından linç edilmek istenildiği söylenmekte.


Almanyada İslam Konferansı Ve Müslüman Cemaatların Durumu. PDF Yazdır e-Posta
Webmaster tarafından yazıldı.   
Pazar, 04 Nisan 2010 09:04

Beklenen oldu ve İçişleri Bakanı “DIK2- Deutsche Islam Konferenz” (2.Almanya İslam Konferansı) çalışmalarını başlattı. Geçen dönem, büyük koalisyon (CDU ve SPD) hükümetinin başlatmış olduğu DIK1, kendine çok engebeli bir yol seçmişti. 3 yıl boyunca; -az gitmiş uz gitmişti, dere tepe düz gitmişti,  bir arpa boyu yol gitmişti- denilebilir. Neden mi? Nedeni çok. Konferansa  katılanların mahareti, ele alınan konuların harareti ve yetkiyi elinde bulunduranların kehaneti, neticeye damga vurmuştur...
Yakup Tufan
Şimdiki İçişleri Bakanı ise, DIK 2  çalışmalarına başlarken geçmişten  hiç ders almamışa benziyor. Esas mevzu Almanya’da yaşayan 5 milyon civarında  müslümanın meselelerinin en üst seviyede ele alınması, sağlıklı bir uyumun gerçekleşmesinde uygun bir zemin hazırlanması ve bu meyanda en önemli muhatap Müslüman Cemaatler olması gerekirken; yine hedef raydan çıkmış, gidişat kaygan bir alana ve yanlış bir zemine kaymıştır.
Bu haliyle DIK2’nin başarılı olma şansı var mı? Perşembenin geleceği çarşambadan bellidir ve görünen köy  kılavuz istemez. Gaye üzüm yemek mi, yoksa bağcıyı döğmek mi?
Müslümanlar Cemaatler tarfından DIK2’nin resminin daha iyi okunması gerekir...

Almanya’da organiza olmuş cami cemiyetlerinin yüzde 80’nini bünyesinde toplayan Müslüman Üst Kuruluşlar (DİTİB- Diyanet Türk İslam Birliği, ZMD- Almanya Müslümanları Merkez Konseyi, IR- Almanya İslam Konseyi, VİKZ- İslam Kültür Merkezleri Birliği) yaklaşık üç yıl önce bir araya gelmiş, tek bir güç olabilmek makadıyla, “KRM- Koordinationsrat der Muslime”yi (Almaya Müslümanları Koordinasyon Konseyi) kurmuşlardı. Bu birlik müslümanları hem ferahlatmış ve hem de çok sevindirmişti.
O günlerde KRM, bütün zorluklara, farklılıklara ve büyük sıkıntılara rağmen, DIK1çalışmalarında büyük gayret sarf etmişti. Fakat DIK1 arabasındaki yolcuların  muammalı, yolun kaygan, şoförün acemi ve yükün de ağır olması sebebiyle, tabiri caizse araba yambul yumbul yol almış ve bir türlü gerçek hedefine varamamıştır...

DIK 2’ye gelince; bu meyanda çalışmalar henüz daha başlamadan,  KRM tarafından Almanya İçişleri Bakanı’na bir mektup yazıldığını ve görüşme talebinde bulunulduğunu biliyoruz. Gayenin bakanı yeni görevinden dolayı tebrik etmek ve aynı zamanda  (muhtemelen ileride başlaması düşünülen) DIK2 ile ilgili endişe ve düşünceleri anlatmak olduğunu da biliyoruz.  Ne yazıktır ki, İçişleri Bakanı lütfedip  KRM’nin mektubuna iki satır yazıyla da olsa bir cevap vermemiştir. Fakat bu arada inceden inceye  DIK 2 hazırlık çalışmaları yütütülmüştür. Sessiz ve sedasız bir şekilde tabiri caizse kapalı kapılar arkasında katılımcılar ve ele alınması düşünülen öncelikli konular tesbit edilmiştir.
KRM’ye üye olan Müslüman Üst Kuruluşlar- Cami Cemaatleri (IR hariç)  İçişleri Bakanlığı’ndan aldıkları bir davet sonrası,  DIK2 çalışmalarının başlayacağını öğrenebilmişlerdir. Korkulan olmuştu. Katılımcıların ve konuların  seçimi, KRM temsilcilerinin (büyük bir çoğunlunun) endişelerini haklı çıkarmıştır...

Bu oldu bitti karşısında defalarca olağanüstü toplantılar düzenleyerek bir araya gelen KRM, maalesef (bugüne kadar) tek ses ve tek güç olma kaabiliyetini gösterememiştir! Ne yazıktır ki KRM’yi meydana getiren Müslüman Cemaatler (DİTİB, ZMD, VIKZ, IR) bir çizgide birleşememişlerdir! ! KRM rüştünü ispat edememiştir! Maalesef KRM gücünün farkında olamamış ve elindeki kartı  zamanında oynayamamıştır!
Oynasa ne olurdu? Gayet açık; yanlış hesap Bağdat’tan dönerdi ve Müslüman Cemaatlerin çantada keklik olmadığı bir kez daha ortaya konurdu. Bununla birlikte ve bundan böyle KRM daha da çiddiye alınırdı. Gerek DIK 2  ve gerekse benzeri çalışmalarda onu kimse küçük görmeye yeltenmez ve onsuz  kimse bir adım atmaya cesaret edemezdi...

Aklı selim düşünenler bugünkü haliyle DIK 2,  Almanya’da yaşayan ve sayıları yaklaşık 5 milyona ulaşan müslümanların hiç bir meselesini çözmeğe muktedir değildir, diyorlar.
DIK2 çalışmaları için seçilmiş heyet isabetli değildir, bu kişlerin büyük çoğunluğunun Müslüman Cemaatleri temsil etmeği gibi, aralarında İslam’a karşı katı tavır içerisinde olanlar da  var, deniyor. Bununla birlikte Müslüman Üst Kuruluşların DIK2’nin ön planmasında ve ileride çalışmaların seyrini etkilemesinde, büyük bir rolü yoktur, endişesi taşınıyor.
Ayrıca seçilen öncelikli konuların içerisinde; -İslam düşmanlığı, ırkcılık,  ayrımcılık, başörtüsü, İslam dininin resmen tanınması, Müslüman Cemaatlerin dini cemaat olarak tanınması, müslümanların vatandaşlık hak ve hukuku, helal kesim, cami ve minare yapımı- gibi müslümanları yakından ilgilendieren mevzularların olmadığı biliniyor.
Bütün bunların  aksine DIK2, müslümanların bu ülkede uymunu daha da zorlaştıracak, onların Alman Anayasasında ön görülen dini haklarının uygulanmasını rafa kaldıracak, mahiyet taşımaktadır. Bununla birlikte DIK2 de İslam düşmanlığını ve ırcılığı daha da tırmandıracak mevzular bahis konusudur.
Daha doğrusu Almanya’da müslümanlara hala emniyet noktasından bakılmakta ve onlar potansiyel bir tehlike gibi gösterilmektedir. Bu tutum ve anlayış  NPD, Pro NRW gibi açık ve gizli ırkcı ve İslam düşmanı çevrelerin ekmeğine de yağ sürmektedir...

İslam Din Derleri ise Ferderal Hükümetin  değil, eyaletlerin yetki sahasındadır!

KRM’yi meydana getiren ve DIK2’ye davet edilmeyen IGMG-İslam Toplumu Milli Görüş’ün üyesi olduğu IR (Islamrat)- Almanya İslam Konseyi, biz dik duruşumuzun faturasını ödüyoruz diyor.
Bize göre de İçişleri  Bakanlığının ortaya koymuş olduğu gerekceler hem hukuki anlayışa uymuyor, hem demoktatik değil ve hem de diyalog anlayışına hizmet etmemektedir.
ATİB- Avrupa Türk İslam Birliği’nin de üyei olduğu ZMD ise, DIK2’nin başarılı olamasında ve Müslüman Cemaatlerin muhatap alınmasında ısrarlı! Bu noktada endişe, görüş ve düşüncelerini İçişleri Bakanı ile görüşmeye kararlı! DIK2’de aktif rol alıp almayacağını da bu neticeye bağlamakta!  Anlaşılan  sütten ağzı yanan ZMD, yoğurdu üfleyerek içmekte. Önce İçişleri Bakanı ile görüşelim ve anlaşalım, sonra DIK2’de birlikte aktif çalışalım diyor! Doğru ve mantıklı bir düşünce.
Diğer  aktörlere gelince; onlar  kervana katılmanın kerametine(!) inanmış gözükmekteler ve çoktan yola çıkmışlar bile...
 
Bu noktadan hareketle DIK2’yi derinden derine ele alarak analiz edince; manzara pek de içaçıcı  gözükmemektedir. Önümüzdeki resmi incelediğimiz zaman, ortaya düşündürücü bir manzara çıkmaktadır.  Kimler hangi rolde, kimler nelerin peşinde, pek belli değil. Bir çok konu tam bir muamma... 
Bir gerçek varsa o da birilerinin yele, birilerinin de sele kapıldığıdır!

Gün birlik ve dirlik olma günüdür! Gün KRM’nin rüştünü ispatlama günüdür! Gün hakkı ve hukuku gözetme günüdür! Gün diklenme değil amma dik durma günüdür! Gün korkma, ürkme, yılma ve yıkılma, eğilme ve bükülme günü değildir! Gün küçük hesaplar peşinde olma günü hiç değildir. Unutumasın ki, elbette Allah’ın da bir hesabı vardır!
Henüz her şey bitmiş değildir ve aklı selim bir daha düşünmek lazımdır...
 
Kimsenin müslümanları küçük düşürmeye, hakarete maruz bırakmaya, hak ve hukukunu çiğnemeye ve çiğnetmeye hakkı yoktur! Kimsenin DIK2’yi başarısızlığa mahkum etme hakkı da yoktur! Kimse uyumu zorlaştırmaya ve müslümanların huzurunu dah da  bozmaya yeltenmesin! Bu ülke müslümanların da ülkesidir!  Bu devlet müslümanların da devletidir ve onların hak ve hukukunu korumak ve kollamakla mükelleftir! Anayasa ve İnsan Hakları herkesi bağlar!  Aksisini düşünmenin kimseye bir faydası yoktur! Bunlar böyle biline...

Dinslaken, 26 Mart 2010
Yakup Tufan


 

Buraya yorum ekliyebilmeniz için sitemize kayıt olmanız gerekli. Kayıtlıysanız giriş yapmanız gerekli.
Köşe Yazarlarımız
Doç. Dr. Kemal Koçak
Kamuran Çelik
Arif Demirel
Hatice Bozkurt
Konuk Yazarlar
Memduh Öztaş
* En Son Eklenenler *
Mesaj Panosu
Eklenen en son mesaj:
ali ihsan aydın
SA.Her hepimizin. 
Günleri AYDINLIK, 
Zaman
- Ajans68 / Haber -
>>> Diğer yazıları oku...
>>> Arşivdeki haberler...
TV'ler, Radyolar ve...

Türk TV'ler
STAR TV * CNN.Türk
KANAL B * ULUSAL K
BengüTV ShowTürk
* Art TVTRT TV'Ler
-------------------------

Radyolar:

Meropol FM /Almanya 
3 Hilal / Milli, siyasi
Radyolar / Karışık
Haber Türk / Genel
Polis Radyosu / Genel
Kırşehir / Yerel
Damar FM /Arabes
Alem Radyo /Arabes.
AKRA FM / Dini
__________________

 Kameralar
Türkiyeden

İstanbul
Konya
Dünyadan:
Dortmund (Alm)
Köln (Alm)
München (Alm)
Neu-Ulm (Alm)
Tokyo (Japonya)
Eyfel Kulesi (Fransa)

Seçme Sözlükler

Öz Türkce kelimeler
Sarıyahşi Sözlük
Türkçe Sözlük (TDK)
Osmanlıca Türkçe Sözl.
Sourtimes Sözlük (Alt)
Türkçe, Almanca ve İng.
İsminizin Anlamı Nedir?
.....................................
>> Namaz vakitleri <<
-----------------------------