|
Nevruz kimin bayramı,araştıranınız var mı?Nevruz öz itibariyle Türk bayramıdır.Göktürklere ait olan Ergenekon Destanında Oğuz Han soyundan İl Han’ın en küçük oğlu Kıyan ile İl Han’ın kardeşinin oğlu Nüküz’ün Moğol saldırısından sağ kurtulup Ergenekon (Dağ Kemeri) adı verilen yere yerleşmelerini ve burada 400 yıl kalıp çoğalmaları sonucu buradan çıkışlarını simgeleyen güne nevruz (yeni gün) denmiştir.
.JPG) Nevruz kelimesi öz olarak farsça bir kelimedir.Nev yeni,ruz gün anlamındadır.Hatta Türk Edebiyatında ruzname adı ile bilinen Günlükler de vardır.Kıyan ve Nüküz’ün torunları Ergenekon’dan çıkışın yolunu ararlar.Grubun içinde bir demirci bulundukları yerdeki dağın sırtında bir kat demir madeni olduğunu ve bunu eriterek buradan çıkmalarının mümkün olacağını ifade eder.Demiri eritmek için ateş yakarlar.İşte bu sebepten dolayıdır ki Nevruzda demir dövülür,ateş yakılıp üzerinden atlanılır.Türkler nevruzda bunu yaparak Ergenekondan çıkışı kutlarlar bir nevi.Nevruzun bir Türk geleneği olduğunun en açık göstergesi tüm Türk aleminde coşkuyla kutlanmasıdır.
 Kürtlerin kültürüne göre demirci kawa ile kötü hükümdar dehak arasındaki mücadeledir Nevruz.Mücadele için atılan ilk adımdır.Eğer nevruz Kürtlerin bayramı olsa idi adı nevruz değil nevroj olurdu.Çünkü Kürtçede roj kelimesi gün anlamındadır.Eğer Kürtlerin milli bayramı ise Nevruz niye adı nevroj değil.Bunu düşünmek gerek.Diğer bir bakış açısı ise Türklerin de Kürtlerin de Nevruz kutlamalarında iki ortak nokta vardır:Ateş ve Demir.Kürtlerin Demirci Kawa dedikleri kişi Nüküz ve Kıyanın soyundan biri olabilir.Dehak diye tabir edilen zalim kral da Türkeli’ne saldıran Moğol imparatoru olabilir. Bu da Kürtlerin Türk boyu ya da Türklerden etkilenen bir kavim olduğunu gösterir.Ama Kürtler Nihal ATSIZ’ın dediği gibi Farsların dağ versiyonlarıdır bence.Çünkü Kürtçede çok fazla farsça kelime bulunmaktadır ve aralarında coğrafi bir birliktelik de mevcuttur.
 Bir iş münasebetiyle 18 Marttan beri Güneydoğu’da bulunmaktayım.20 Mart itibariyle Hakkari’ye günübirlik bir gezim oldu.Size yemin ediyorum sokakta pkk marşı çalıyordu.Buna ne polis ne de asker ses çıkarıyordu. Gerçi zerre kadar askere de polise de kızamıyorum asıl suçlunun kimlerin olduğunu biliyoruz.Düşünün askersiniz,polissiniz nöbet tutuyorsunuz yanınızdan arkadaşlarınızı şehit edenlere marş söyleyen,bir nevi öven kişileri görüyorsunuz ve sessiz kalıyorsunuz.Düşünün öğretmensiniz,Vatan,millet,din sevgisini vermeye çalışıyorsunuz dine vatanın,milletin birliğine dirliğine göz dikenler gözünüzün içine baka baka marş söylüyorlar,ses çıkaramıyorsunuz.Allah’ım ne büyük bir imtihan ne zor bir durumdur bu. Bir an düşündüm,şehit olan gencecik evlatlarımız ne için şehit düşüyorlar diye.
İnsanın “Biz niye buradayız.” diye sorası geliyor.Devlet teröristi dağda arıyor ama bilmiyor ki sadece dağda değil.Ya da bilip de bilmemelikten geliyor.Dünyada olaylara bu kadar sessiz kalan bir devlet inanın ki yoktur.Nevruz kutlamalarında “İşgalci T.C kürdistandan defol.” Yazısını kimse görmüyor.Otuz bin insanın canına mal olan bir veled-i zinanın posterleri sanki bir kahraman,öndermiş gibi kutlama meydanlarında asılıyor,açılıyor.Bunu kimse görmüyor,ya da görmemezlikten geliyor.Bir yandan devletin polisin, askerine taş atan çocuklara af çıkarken diğer yandan Tekel işçilerine destek olan liseliler okuldan atılıyor,tasdiknameleri veriliyor.Bu devran böyle gitmez,bu iş iş değil.
Bu işin sonunu hiç hayra yoramıyorum.Açıkçası ümit var da değilim.Bu kadar serbestlik olmaz.Devlet devletliğini,gücünü,kuvvetini göstermez ise devletin onuru,gururu ayaklar altında böyle ezilip,yok olup gidecek.Ve akabinde de devleti gerçekten sevenlerin gözünde devletin itibarı karizması yok olacaktır.Yeter artık diyorum,devletin kılıcının iki yüzü de keskin olacak,iki tarafı da kesecek gerekirse.Tekel işçilerine destek olan çocukları okuldan atarken,devletin görevlilerini ve kurumlarını taşlayanların affedilmesi düzendeki ikililiği,bozulmayı ifade eder.Bu da kesinlikle ve kesinlikle hayra yorulmaz.Ne olacaksa olsun artık.Ama herkesin tavrı ve tarafı belli olsun.Devlette kararlı olmalı,ikiliği bırakmalı.Hani bir söz vardır ya Türkçemizde ,“Ne öldürüyor,ne güldürüyor.” Açıkçası yetkililer de ne yaptıklarının farkında değil,iki cami arasında kalmış beynamaz gibiler.Bu ikilem devlet taraftarlarına büyük zararlar veriyor.Son olarak şunu demek lazım:
 Yarı dalgalı olmamalı deniz, ya kudurmalı ya durulmalı Yarı batmamalı hançer, ya sapına kadar batmalı
ya da kınında durmalı Yarı sevmemeli gönül, ya uğrunda ölmeli ya hiç sevmemeli
 Türkiyede Bir kesim tarafından kutlanan nevruz
Daha Yeni Yazılar
Daha Eski Yazılar
|